(üstteki börek son anda yazıya eklenmiştir.tarif yakında gelecektir...)şu sıra adım iki de bir trafik kazalarıyla anılır oldu evde.zira geçen bir ay içerisinde iki adet orta çizikli trafik kazasına karışmış bulunmaktayım..(öncekileri ayları hiç saymıyorum:))tabii ki bunlarda da benim hiiiç suçum yoktu!!!(ilkinde garaj duvarı yanlış yerde duruyordu:))) ikincisinde gıcır bmv kötü parketmişti!!!
geçen sabah çocukları okula bıraktıktan sonra eve normal olarak varış saatimden 30 dakika daha erken dönünce eşimin donuk bir bakışla birlikte ;
''hayırdır!!eve neyle geldin?''sorusuyla karşılaşınca ''bu sefer teyyareyle çarpıştık sağolsun beni eve kadar bıraktı''cevabını verdim..o an ikimizin de koptugu andı:))
başka birgün eminönünde dolaştıktan sonra son olarak balıkçıların ve manavların bulundugu sokaga girip bir iki eksiğimizi tamamlayalım dedik.eşim manavdan alışveriş ederken ben makinemi çıkarıp kocaman hünnapları resimlemeye başladım.yanımıza sessizce sokulan va yaşı rahat rahat 80 civarı olan teyzemiz hünnapları gösterip titreyen sesiyle eşime
'evladım bunlar neye iyi geliyormuş?''diye sordu.. eşim gülümseyerek;
''teyze tırnak uzatıyormuş''dedi..
teyze şaşkın !!nalaka!!der gibi 'Allah Allaaaahhhh '' çekince bizimkisi;
'hayata biraz daha tutunabilmek için'' cevabını verdi..... teyzemin bi gülüşü vardı ki :))))
bu sabah oğlumu öperek uyandırdığımda mahmur bir ifadeyle yüzüme bakıp
'rüyamda bi at beni öptü !'' dedi.''o at bendim''deyip ,bana at dediğine pişman oluncaya kadar teptim onu yatağında:)
mahmur kızım bir sabah erzincandan gelen keçi postu içerisindeki tulum peynirini buzluktan çıkarmış bıçak yardımıyla deşe deşe:)))çıkartıp tabağa doldurmaya çalışan eşimi görünce dehşet gözlerle bi süre olayı izledikten sonra;
''bana, bu neaaa!!!kedi miiii?:)))demiş bizi de bayağı bi güldürmüştü:))...
veaaa çantalarımmm...
her iki siyah çanta da sipariş üzerinde dikildi ..

gedikpaşada dolaşırken bir han girişinde çuvallara tepilmiş renk renk kırpık deri parçaları gördüm. durabilir miydim?bittabii hayır))çuvala melül melül bakarken handan biri buyrun diye bizi bir üst kata çağırdı...çıktık..aman Allahım kırpık deri cenneti diye bi yer varsa ahanda burasıdır))bayıldım ve görebildiğim her renkten bir kaç parça aldım tabii....bu çantadaki çiçeklerin siyah kısımları işte o deri parçalarından mamuldür))

üç kuruş fazla olsun kırmızı ve de kocaman olsun..


















dombili çantanın arkadan görünüşü;















geçenki 
yaglı kağıt yerleştirdigimiz tenceremize özene bözene dizip suyunu ekliyoruz..
yaklaşık bir 25 dakikalık hafif ateşte pişme sürecinden sonra servis ederken başımız döndüğü için resimlemeyi filan unutup afiyetle yiyoruz...bu durumda ancak tenceren çıkmış halini görebiliyorsunuz sizlerde))
