12 Haziran 2008 Perşembe

celile hanım ve cihat bey...

evde değilim şu sıralar arkadaşlarım.malum tatil başladı,biz de yazın büyük bölümünü köyümüzde geçireceğiz inşllh.belki sık güncelleyemeyeceğim sayfamı ama alışveriş vs için istanbula indikçe size cöö!diyebilirim inşllh..aşağıdaki yazım taslakta hazırdı.belki zaman aşımına uğradı ama bu yaşam öyküsünü elimden geldiği kadar çok kişiye ulaştırmak istedim.ülkemizin kıymetini daha bir bilelim,daha sıkı sarılalım birbirimize diye...

hıh bu arada karıncalardan kurtuldum...çocuklar 'anneee!sen bir canisin!!' deseler de onları eminönünden aldığımız bir ilaçla evden gönderdim...tabii çekilirken bayağı bir kayıp verdiler, ama ne yapabilirdim ki ,bildiğim tüm acısız yöntemleri denedim ...(yine de vicdanım rahat diyemiyorum işteee!!yeniden eve çağırıp koloni mi kursam ne)))

aşağıdakiler sonunculardan biraz evvel diktiğim çantalar.************************************************************************************

celile hanımla tanıştım dün.ıraklı bi hanım celile hanım.bağz döneminde eşi saddam için çalışırken dini bütün bir adam oluşu ,haksızlıklar karşısında dik duruşu saddamı rahatsız eder ve onu öldürmek için hazırlıklar yaparken cihat bey (celile hanımın eşi) bunu haber alır, malını mülkünü hatta naktini bile arkasında bırakır, bir canı bir de ailesiyle apar topar ürdüne kaçar......cihat bey,celile hanım ve kızları şeyda....cihat bey bir avukattır,celile hanım ise matematik öğretmeni...kızları sanırım o dönemde 20 li yaşlarda olmalı..




ürdünde kaçak olarak yakalanınca 5 ay bir mülteci kampında yaşamak zorunda kalırlar...şartlar öyle zordur ki aylarca aynı elbiseyle yatıp kalkarlar celile hanım ve kızı.sonunda üzerinde yattıkları sünger yatağın şiltesini kesip kendisi ve kızı için birer elbise diker de üzerindekini çıkarıp bir banyo yaparlar...5 ayın sonunda bir gece vakti ürdün denizini (böyle bir deniz adı bilmiyorum.celile hanım söyledi ben de yazdım) kayıkla geçerek kaçarlar...




türkiyeye gelirler bir şekilde...yalnız,beş parasız,kimsiz kimsesiz...bir camiye sığınırlar...böcekli camii..bilen bilir...işte orada çok sevdiğimiz bir aile dostumuz olan .......bey onları tanır,alıp evine getirir,çok sevdiğim eşi..............ablam onlara evini açar..oldukça uzun zaman bu aileye sahip çıkarlar...bu arada türk vatandaşlığı için uğraşırlar fakat bir netice alamazlar.aynı dönemde danimarkanın mültecilere kapılarını açtığını duyunca burayı bırakıp danimarkaya sığınırlar...danimarkadan sordum...o ana kadar sofrada sessiz sedasız oturan celile hanımda bir heyecan ...anlatmaya başladı ..diyor ki celile hanım;




''oraya gidebilenlere özenerek bakardım....kurtuldular işte ..derdim''




taa ki oraya gidinceye kadar...şimdiyse ''şu yaşımda hala çekilecek çilem varmış da onun için oralardayım...''diyor..




öyle çok şey anlattı ki...danimarka hükümetinin mülteci olarak orada yaşayabilmeleri için öne sürdüğü zor şartlar...hiçbir şekilde kendilerini özgür hissettirmemesi...mültecilerin çoğunu birbirinden uzak yerlere yerleştirmesi..(celile hanım'' konuşacak bir Allahın kulunu bulabilmirem diyor )..ve danimarkanın verdiği aylık ücret karşılığında onlardan beklentileri...




bir gün dil okulunda (ki mecburiymiş dil okuluna gitmek) sınıftaki kadınları seçip alıp götürmüşler biryerlere ve ''burayı temizleyeceksiniz!!!'' diye vermişler ellerine temizlik malzemelerini...celile hanım gururlu bir kadın.''aldım sandalyeyi koydum kapının önüne.. oturdum...bir Allahın kulu meni burdan kaldırabilemez...men taaa iraktan gelmişem sizin pisliğinizi mi temizlemeye...öldürseniz yapmam!!'''demiş.peki dedim ötekiler ne yaptılar...'temizlediler'diyor.''menden başka kimse sesini çıkarabilmedi''diyor...




bu olaydan sonra dil okulunu bırakmış.kocasına; 'öldürseler meni bir daha oraya gitmem 'demiş..mülteci bürosundan bir sürü görevliler gelmiş evlerine..tehdit tehdit üstüne.ama celile hanım tam bir mücahide...çeker giderem buradan demiş...sonuç olarak celile hanıma verdikleri mülteci yardımını kesmişler.bir kocasının maaşına kalmışlar...ama yine de kararlı...




daha çok şeyler anlattı celile hanım..trende 70 yaşında eli yüzü buruş buruş olan denimarkalı bir nenenin))kocası cihat beye resmen cinsel tacizde bulunuşu...karşı komşusu olan iki ,hem de celile hanımın değimiyle ''yüzleri ay kimi güzel'' olan iki genç kızın pencere önünde cereyan eden lezbiyen ilişkileri...alt katında oturan ingiliz kadının hergün evine market arabalarıyla taşıdığı içki şişeleri ve yaşlı erkek misafirleri!!!...haa bir de bu yaşlı erkek misafirlerin!!gece binanın önünde içindekini midelerine boşalttıkları içki şişeleriyle yaptıkları kavgaları....haa ayrıca bir de bu sarhoş adamların bazı geceler ingiliz kadının kapısı diye celile hanımın kapısına dayandıkları...ve daha birsürü şey....



yani danimarka hükümeti mülteci kabul ediyor ama işte bu şartlara dayanabilecek kadar çaresiz olanları kalabiliyorlar ancak danimarkada...



celile hanım ve cihat bey şimdi ırakta olan kızları şeyda'yı görebilmek için türkiyeye gelmişler..bağz dönemi sona ermesine , saddamın devrilmekle kalmayıp idam edilmesine rağmen onlar hala ıraka gidemiyorlar zira şimdiki yönetim de vakti zamanında saddamın emrinde çalıştığı için cihat beyi arananlar listesinde koymuş..(iki ucu oklu değnek olayı)






eve dönerken kafam öyle allak bullaktı ki celile hanımın anlattıklarıyla, birinci köprü diye ikinci köprü yoluna girişimden çocukları okuldan vaktinde alabilmek için verdiğim çabadan hiç bahsetmeyeceğim..güzelim kahvaltı sofrasında hepimizin yutkunarak iştahtan kesilişimizden de bahsetmeyeceğim..işte böyle hopur zıpır gittiğim misafirlikten dumur olmuş vaziyette eve döndüm....

6 yorum:

SICAK PAYLAŞIMLAR AYSEL dedi ki...

Ne kadar zor şartlarda yaşamışlar ve sanırım yaşamaya da devam ediyorlar... Allah yardımcıları olsun... İnsanın kendi ülkesine bile gidememesi ne acı...

Çantalar yine çok şık ellerine sağlık...

Sevgiyle...

Tijen dedi ki...

Ben de koy istiyorummmm...

nino dedi ki...

canim bulusmaya gelebilecekmisin 23 haziran pazartesi saat 12 de luluyla gelseniz beraber ahh ne cok isterim AKMERKEZ remzi kitabevinde tonbis ve kizil sacli bir kadin seni bekliyor olacak :D

Bir Anne dedi ki...

Ya, iste boyle. Bunlari asil Evropa Evropa diye yanip tutusan cahil (tabirimden dolayi hosgor lutfen) genclerimize anlatmali. Celile hanimcim yazik, en kotusunu yasamis. Ama inan bilhassa Avrupa' da insanlar oyle zor sartlar altinda yasiyorlar ki, en kralindaki bile bizim burada hic de talip olamiyacagimiz durumlar. Gercekten vatanimizda sartlar guzel. Gelgelelim bu sartlar bozmak, bizi de perisan etmek icin hic de bis durmuyorlar. Bunu da gercekten bir kac ulkede yasadiktan sonra anliyorsun. Bilemiyorum canim, dogru olan nedir bilemiyorum. Biz de bu aralar evde surekli konusuyoruz bunu, ulke guzel olmasina guzel de, elden gidiyor maalesef:(((

Karinca savasini basariyla kazandigin icin tebrikler.
Ve... Siyahli cantaya bayildim:)
Annene de cok selamlar, hurmetler:) cok guldum yorumuna, kadini nasil cileden cikardiysaniz yazik:)))
Allaha emanet olun, iyi tatiller.

aNNePeRi dedi ki...

içim sızlayarak canım yanarak okudum.Maşallah ne kadar güçlü bir kadın.Bu kadar sabırlı,dimdik bir kadın olabilmeyi isterdim

yildiz dedi ki...

Batinin boyali bir yüzü var,hersey
cok güzel gözüküyor ama,boya yikaninca gercek cirkinlik ortaya cikiyor.
Ben Celile Hanim ve Cihat Bey´in yerinde olsaydim,kendi ülkem de savundugum ilkelerim ugruna ölümü göze alir ve kacmazdim.Tabii herkesin kendi secimi,yorumsuz....
Canimcigim,belki sen simdi köydesindir,börtü böceklerle aran iyidir insallah.Madem 3 ay ev de yoksunuz,karincalardan ne istedin.Zaten sen döndügünde onlar da kis hazirliklarini bitirmis ve de gitmis olacaklardi.
Güzel bir tatil gecirmeni diliyorum,sevgiyle ve dostca kal....